Bir akşam üzeri Köprüköy ( Kırıkkale ) de Karakeçili İlçe Jandarma Komutanlığı ve Çevre Dostu Amatör Oltacılar Derneği Oltacılarder 'in birlikte gerçekleştirdiği uygunsuz avlanmaya karşı mücadele.
.
.
Doğa ve Çevre Dostu Amatör Oltacılar Derneği (OLTACILARDER) şayet doğal hayatın korunması adına faaliyetlerine devam edecekse işte böylesi şeyler yüzünden devam edecektir.
Doğal hayatı bozmaya çalışan tüm mahluklar ile giriştiğimiz bu mücadele bizim ana hedefimiz olup bunlarla mücadele ederken bu görüntülere bakıpta içi sızlayan tüm dostların maddi olmasada manevi desteklerine ihtiyacımız bulunmaktadır.Kaynak .Doğa ve Çevre Dostu Amatör Oltacılar Derneği (OLTACILARDER)
 | | Antalyada yeni bir Turistik Otel açıldı.Avrupanın sayılı otelleri arasında. Dünyanın ünlü bir çok starı'da bu açılışa katıldı.Katıldıda katılmasına ama,bizim pek değerli Paparazitlerimiz vede çok kıymetli Magazencilerimizden onlar hakkında detaylı haberler alamadık... Bekliyoruz... Akılları sıra her deliğe fütursuzca girmeyi maarifet sanan ve sayan bu kıymetli "Basın Mensupları" galiba bu sefer işi başaramadılar. Canları Sağolsun.N'aapalım... Bizde cem'lerle,Şahanlarla,gülbenlerle filan doldururuz magazin eksikliğimizi. |
Hormonlu Yiyecekler,kız çocuklarımızın ergenlik yaşını çok aşağılara çekiyormuş.Bu çok kötü birşey.Çocuklara yedirdiğimiz yiyeceklere çok dikkat etmek lazım...Bundan Dahada tehlikeli olanda, Hormonlu TV Kanallarındaki " Hormonlu Çocuk Dizileri".
YETER ARTIK. Turizmimizi daha fazla ucuzlatmayın,onursuzlaştırmayın.Otellerimizin misafirlerle birebir ilişki içinde olan departmanlarında (ön büro,animasyon,eylence,vs.) kendi elemanlarımızdan faydalanın.Eğer yoksa bu elemanları yetiştirin.
Ülkemizin dış tehditlere açık olabileceği gözönüne alındığında, kendi elemanlarımızdan faydalanılabilme konusunda lütfen hassas olun,
Ülke guvenliğimiz için buna azami dikkat edin.
Turizmde kendi öz değerlerimizi öne çıkartın.Bırakın artık Türk gecelerinde Rus dansöz filan oynatmayı.
10 cent bahşiş alacağız diye gelen yabancılara yaltaklanmayı,onları kazıklamaya çalışmayı,yerli misafirlerimizi aşağılamayı bırakın artık.
Maalesef uzunca bir süredir ülkemizde,çalışanlar için en güvenilmez sektör TURIZM SEKTÖRÜ.
Ciddi bir şekilde İstihdam yaratmasına karşılık,yönetim kadrolarının maddi çıkarları uğruna en ufak bir açık bulduklarında birbirlerinin gözlerini hiç acımadan oyabildikleri,çalışanlarını acımasızca kullandıkları,korkunc bir hiyerarşik düzen içerisinde insanların ezildiği,hiç bir şekilde iş garantisinin olmadığı bu sektöre güvenerek ne ev kiranızı zamanında öeyebilirsiniz,nede hele hele yeni evliyseniz evinize aldığınız eşyaların küçük taksitlerini.Ne herhangi bir borca girmeyi,nede geleceğe dair bir yatırım yapabilmeyi.Eğer maaşınızı o ay zamanında alabildiyseniz şanslısınız,en azından alacaklılara karşı o ay mahcup olmazsınız.
Ne acıdırki bu durum ( Yönetim Kadrolarının Başına getirilen Birkaç Kişi Hariç ) Çalışanı Çalıştıranı,Sektörü ve Türkiye Turizm Gelirlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
| Vaktiyle alınan varlık vergisini eleştirenlere ithaf olunur. Tarihimiz sayısız savaşlarla doludur. Biz bu savaşlardan baş kaldırıp ne memleketi imar edebilmiş, ne de kendimiz refaha kavuşmuşuzdur. Bunun sebebi, bizim suçumuz olduğu kadar düşmanlarımızın da suçudur. Çünkü başta Ruslar olmak üzere düşmanlarımız hep şöyle düşünürlerdi; -Türklere rahat vermemeli ki, başka sahalarda ilerleyemesinler... Bunun için de sık sık başımıza belalar çıkarırlar, savaşlar açarlar, Balkan milletlerini “İstiklal” diye kışkırtırlardı. Biz böyle durmadan savaşırken de o zamanlar askere alınmayan gayri müslimler zenginleşirlerdi. Onların neden zengin, bizim neden fakir kaldığımızı bir köylü, Atatürk’e verdiği kısa bir cevap ile çok güzel açıklamıştır. Atatürk, Mersin’e yaptığı seyahatlerden birinde, şehirde gördüğü büyük binaları işaret ederek sormuş: -Bu köşk kimin? -Kirkor’un... -Ya şu koca bina? -Yorgo’nun... -Ya şu? -Salomon’un... Atatürk biraz sinirlenerek sormuş: -Onlar bu binaları yaparken ya siz nerede idiniz? Toplananların arkalarında bir köylünün sesi duyulur: -Biz mi nerede idik? Biz Yemen’de, Tuna Boyları’nda, Balkanlar’da, Arnavutluk Dağlarında, Kafkaslar’da, Çanakkale’de, Sakarya’da savaşıyorduk paşam... Atatürk bu anısını naklederken:Hayatımda cevap veremediğim tek insan bu ak sakallı ihtiyar olmuştur, dermiş... | |
Hepimiz hırantız,hepimiz ermeniyiz hepimiz anzak'ız.hepimiz şuyuz ,buyuz...şu olduk,bu olduk...Ama hepimiz bir türlü TÜRK olamadık ne hikmetse...!
TAKKE DÜŞTÜ AMA KEL HALA GÖZÜKMEDİ
MAGAZİNCİLERİMİZ ve PROGRAMLARI
Herşeyimiz,bilgi ve kültür kaynağımız,vazgeçilenememiz,gazeteciliği,magazinciliği,köşe yazarlığını,sunuculuğu yorumculuğu sürüüüm sürüm yerlerde süründüren çoooooook.değerli MAGAZENCİLERİMİZ 'in programlarında ,abuk sabuk sözler sarfedip abuk sabuk görüntülerle gündeme gelmeyi başarı sayıp bu programlara çıkmakla gelirlerini,ünlerini arttırabileceklerini zanneden sanatçıcıklarla gariban halkın içinden çıkan bazı yardım arayan vatandaşları ekranlarımızda büyük bir keyifle izliyoruz....! Ne diyelim.O tarafların deyimiyle,Yolları Açık Olsun.
Sen ne söylesen boş,Hancı Sarhoş Yolcu Sarhoş...
Cem Yılmazın GORA filminden sonra,bir hayli eylenceli olmuşa benzer, ikinci filmi AROG da sinemalarda gösterime girdi.
Şimdi üçüncü film ROGA yı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz....Artık dördüncü film olarak OGAR'ı da yapar herhalde.04/12/08
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ten ,sanki mahalle arkadaşlarıymış ,aynı mahallede çelik çomak oynamışlar,beraber askerlik yapmışlar gibi "Mustafa" diye bahsetmeleri, çok canımı sıkıyor çok...
 | | BİR MİLLETİN YAŞLI VATANDAŞLARINA VE EMEKLİLERİNE KARŞI TUTUMU.O MİLLETİN YAŞAMA KUDRETİNİN EN ÖNEMLİ KISTASIDIR. MAZİDE MUKTEDİRKEN BÜTÜN KUVVETİYLE ÇALIŞMIŞ OLANLARA KARŞI MİNNET HİSSİ DUYMAYAN BİR MİLLETİN İSTİKBALE GÜVENLE BAKMAYA HAKKI YOKTUR. Mustafa Kemal Atatürk |
 | Basından öğrendiğimiz kadarıyla Malum Dinlemeler tamgaz devam ediyormuş. Hani nerede... Vatandaş orada burada,meydanlarda basbas bağırıyor bizide dinleyin diye.Kimsenin dinlediği minlediği yok. 19/11/08 |
Manken ve Sanatçı diye tabir edilen malum kesimlerdeki hatunlar arasında boşanma davalarına sıkça rastlıyoruz basında.Çoğu " aldatılma sebebiyle oluyor " deniliyor.
Yani..! Şimdi ne yapsın bunlarla dünya evine giren adamcağızlar,zaten gece alemindeler dolayısıyla diğer dünyanın pek farkında değiller. Yapılan onca makyajla göze güzel görününen,hem de ünleri olan bu hatunlarla,bir hevesle dünya evine giriyorlar. Eeee Sonra ne oluyor diyeceksiniz.
Sonra nemi oluyor. Adamcağızlar eğlencenin sonuna müteakip,sabah uyandıklarında yanlarında daha önce hiçmi hiç görmedikleri (tabii makyajlar silinmiş,gerçek ortada) bir hatunla karşılaştıklarında şoka giriyorlar.Birgün,beşgün,ongün derken normal olarak lastik patlıyor.
Ankarada birçok semtte, evlerle iş yerlerine paket servis yapan pideci,kebepcı ve lokantaların servis motosikletleri ile su satışı yapan bayilerin servis araçları,hem kendi can güvenliklerini ,hem de diğer canlıların can güvenliklerini hiçe sayarak,korkunç bir trafik terörü yaratıyorlar.Ayrıca bu sürücülerin,yaya haklarıyla ilgili uzaktan yakından bir bilgilerinin olmadığı görülüyor.Büyük bir çoğunluğun bundan şikayetçi olmasına rağmen,maalesef yapılacak birşey yok gibi gözüküyor.Halkın isteği,ilgililerin bu konuda birşeyler yapmaları.
Bu arada da ,Keçiören taraflarında semt sakinlerinin A TAKIMI adını verdikleri bir grup,geceleri park ve bahçelere şok baskınlarla,buralarda içki içen bir takım kişileri engelliyorlar.Her ne kadar yasallığı tartışmaya açıksada ,şu bir gerçek'ki, insanların ,buralarda daha huzurlu ve güvenli bir ortamda bulunmalarını sağlıyorlar.17/09/08

| ____ |
lise 1.sınıftaki Haftalığım
 |
2008 mayısında ayın şaşırtıcı görüntüsü
|

| quote |  |
Bir haberde okudum.Çerkezköy İlköğretim Okulunda okuyan 6'ncı sınıf öğrencisi Bakan Tüzmen’e, “Siz hangi meslektensiniz” diye soruyor.
Bakan Tüzmen ise, “Benim asıl mesleğim dalgıçlık. Ama hobi olarak bakanlık yapıyorum” diye cevap veriyor."hemen ardından Bafralı bir okuyucu habere yorum yazmış. "......sizin hobileriniz ülkede yaşayanların fobileri oldu." haberi ve yorumu okuduktan sonra gülmekten oturduğum sandalyeden düşüyordum az daha...Türk insanının ince zekasına güzel bir örnek.31/05/08
aktif haber'den derleme
 |
Fransız kadınlarının cinsel özgürleşme sürecinde , Nazi işgalinin kritik bir ol oynadığı yönündeki iddiaları ile gündeme gelen araştırmacı Patrick Buisson ,Fransız entellektüelleri arasında büyük tartışmalara yol açtı. İşgal döneminde,Nazilerle olan ilişkilerindeki gerçeklerle hala tam olarak yüzleşemeyen Fransızlar için bu iddialar rahatsız edici bilgiler içeriyor.
Paris during Nazi occupation was ‘one big romp’
fr.wikipedia.org/wiki/Patrick Buisson |
 | ______
|  |
Etrüsk Yazılarının Bazı Bölümlerini Okuyabilmek için Türkçe Bilmek Gerektığini Biliyormuydunuz.
Olurda Eğer bir gün ATM 'de, bir soyguncu tarafından para çekmeye zorlanırsanız, Şifrenizi ters girmeniz durumunda (Örn. 1234 yerine 4321.. gibi).
Makine parayı ödüyor ve aynı anda da polisi çağırıyor....muş. not : doğruluğu test edilmemiştir.
Memleketimiz,içinde bulunduğu geçim derdi ile cebelleşirken ve Çocuklarımızın durumu ortadayken en az 3 çocuk yapmaktan bahsetmek ne derece doğrudur,bunu yorumlayabilmek çok zor,hatta mümkün değil.
Zaman zaman mail kutularımıza düşen,birbirimize gönderdiğimiz şu fıkra var ya...
Gel de gülme!.. Kadiköy Kaymakamı "Vajina Monologları" isimli oyunun gösterimine izin vermemiş. Kaymakam "Oyunun ismini telaffuz etmeye bile utaniyorum." demiş. Oyunun yönetmeni buna karşılık "Vajina tibbi bir isim, utanacak birsey yok, o asıl kaymakam sözcüğüyle ugraşsın"
demiş...
Be...Bu güzel oyunun güzel yönetmeni.O halde bütün küfürlerimizi,hakaretlerimizi,bütün müstehcen durumları TIBBİ isimlerle yapalım da...Sana göre Utanmayalım....10/04/08
Ankarada öyle bir av bayii var'ki,görülmeye değer.AB normlarında hizmet veriyor.Her türlü yasak avlanmaya karşı aydınlatıcı anlatımlarını dinlemek gerek.
Televizyonlarda yarışmacıların çeşitli şekillerde aşağılandığı,bir sürü yarışma programları var.Yok şarkı yarışmasıydı,yok bilmem ne yarışmasıydı.Bir sürü yarışmalar...!
Bunların içlerinde kendilerini allame-i cihan sanan öyle jüri üyeleri var ki,bilmedikleri birşey yok...!Her şeyide biliyorlar...!
Sanki oraya özellikle alınmış SÖVME DUVARLARI gibi...Bunları izlerken söv söv rahatla!...
.Kariyer yapmak için küçük bir tavsiye
 | | | | AYDINLAR Memlekette bir aydın kelimesi almış başını gidiyor.Kimdir bu aydınlar,ne iş yaparlar,ne yer ne içerler. Nasıl aydın olunur.Bu babadan ogul'a geçen gibi birşeymidir. Kime aydın denir.Kim tayin eder kişiyi "bu aydındır" diye.Aralarına nasıl girilir.Kim aydındır Kim değildir. Kıstasları nelerdir.Bunların cevabını pek bulamadım.Cahilliğime verin... not .Çok değerli gerçek aydınlarımız ,Lütfen bu yazıyı ciddiye almayınız.
|

| | | A Wise Man Madem aklın yolu bir,Neden bizim çok akıllı adamlarımızın akıllarının yolları ayrı ayrı...Hırslarından mı..,kişisel menfaatlerinden mi..,hesaplaşmalarından mı..,kendilerinden başkasını sevmemelerinden mi..,Cesaret veya cesaretsizliklerinden mi..,Başka akıllara hizmet etmelerinden mi. Toprağımızdamı kabahat var,yoksa suyumuzdamı?Yoksa bizde Akil Adam yok mu?... Yoksa herkesin dilinden düşmeyen Demokrasinin gereğimi bu...?
|